Çatlaklar ve Sarkmalar0 Yorumlar

Çatlaklar:Her kadının hayali olan pürüzsüz ve taze bir cilde sahip olmak maalesef çatlaklar, sarkmalar ve selülit gibi nedenlerle sadece hayal olmaktan ileri gitmemektedir. Her üç kadından birinde görülen çatlaklar, çoğunlukla ergenlik dönemlerinde hızlı kilo alıp verme ve hamilelik sonrasında oluşur. Bu nedenlere bağlı olarak yorulan cilt dokusunun yorgun düşmesi sonucu değişik boy ve kalınlıkta ortaya çıkan çatlaklar, önce kırmızı mor renkte görülüp ilerleyen zamanlarda beyaz bir çizgi halini almaktadır. Özellikle esmer tenli insanlarda bu çizgiler daha net bir şekilde görülmektedir. Ancak açık tenli insanların ten yapıları çatlak oluşumuna daha elverişli yapıya sahiptir. Cilt yapısına bağlı olarak her insanda farklı miktarlarda ve ebatlarda çatlak oluşumu gözlenir. Cilt çatlakları çoğunlukla, göğüs, basen, karın ve bacak bölgesinde görülür.

Çatlak oluşumu, üst üste sıralanan epidemis, derm ve hipoderm isimli üç katmandan oluşan cildin yapısının bozulması ile çatlaklar meydana gelir. Derm, içerdiği lifler sayesinde bir nevi yorgan vazifesini görür ve cildin temelini oluşturur. Cildin dayanıklılığını ve diriliğini yani yapısal bütünlüğünü sağlar. Dış etkenlere bağlı olarak çalışma düzeni bozulan kolajen ağlarının lifleri koparsa cildi sıkılaştıran yapı taşları yıkılır ve cilt üzerinde yaraya benzer çizgi halinde çatlaklar oluşur.

Sarkmalar:Yaşlanmaya bağlı olarak elastikiyetini kaybeden cilt, yerçekiminin kuvvetine karşı koyamayıp, esneyerek gevşemesi sonucunda cilt üzerinde sarkmalar meydana gelir. Ayrıca ani kilo alıp vermeler, cildin nem oranının düşmesi, uzun süre güneş ışığına maruz kalma, bir takım hastalıkların yaşanması da sarkmalara neden olmaktadır.

Sarkmaya neden olan dış etkenlerin en aza indirilmesi, düzenli egzersiz ile sıkılaştırma hareketleri yapılması, aerobik, fitness ve sağlıklı beslenme ile sarkmaların önüne geçilebilmesi mümkündür.

Bunlarda İlginizi Çekebilir Okuyun

Reklam


Konu Hakkında Görüş Belirtmek İstermisiniz?